İçeriğe geç

Insan geviş getirir mi ?

İnsan Geviş Getirir Mi? Bir Doğa ve Davranış Bilimi Yolculuğu

Geviş getirmek, çoğumuzun doğrudan ruminantlarla ilişkilendirdiği bir davranış. Koyunlar, inekler, geyikler… Bu hayvanlar, geviş getirmeyle meşhurdur. Ama ya insanlar? Bizler de geviş getiriyor muyuz? Bu soruyu belki hiç düşünmedik ama aslında biraz düşününce, bu davranışın bize benzerliği oldukça ilginç olabilir. İnsanların geviş getirmesi, belki de çok farklı bir anlam taşır. Hadi gelin, insanın “geviş getirme” davranışını inceleyelim.

Geviş Getirmenin Doğadaki Yeri: Kuzular ve Diğer Geviş Getiren Hayvanlar

İlk olarak geviş getirmeyi tanımlayalım. Geviş getirme, ruminant denilen geviş getiren hayvanların sindirim sürecinde önemli bir aşamadır. Koyun, inek, geyik gibi hayvanlar, otlarını hızlıca yedikten sonra, onları midesine gönderirler. Ancak bu sindirim süreci burada tamamlanmaz. Geviş getiren hayvanlar, yedikleri yiyecekleri tekrar ağızlarına alıp çiğnerler. Bu, yiyeceklerin sindirilebilmesi için ikinci bir şans sağlar. Geviş getirme, genellikle sindirimi kolaylaştırmak, besinleri daha verimli hale getirmek için yapılan bir davranıştır. Kuzuların ya da ineklerin geviş getirmesi, onların sağlıklı bir sindirim sürecini tamamlamalarına yardımcı olur. Bu, biyolojik olarak bir zorunluluktur.

Peki, biz insanlar? Bizim geviş getirmemiz, hayvanlar gibi mi, yoksa daha farklı bir biçimde mi gerçekleşiyor?

İnsanlarda “Geviş Getirme” Davranışı: Metaforik Bir Karşılık

İnsanlar, fiziksel olarak geviş getirme davranışını gerçekleştirmezler. Yani, bizler yiyeceklerimizi tekrar ağızımıza alıp çiğneme yoluyla sindirimimizi pekiştirmeyiz. Fakat bu kelime, bir metafor olarak gündelik hayatımızda sıkça kullanılır. İnsanlar bazen “geviş getirmek” ifadesini, yaşadıkları deneyimleri, tekrar gözden geçirmek, değerlendirmek ve sindirmek anlamında kullanırlar. Geviş getirmek, bir anlamda düşünceleri hazmetmek, duygusal ya da psikolojik olarak bir olayı tekrar işlemeye başlamak olabilir. Bu bağlamda, insanın “geviş getirme” davranışı, kendi içsel dünyasında bir tür sindirim sürecidir.

Örneğin, zor bir günün ardından bir insanın yaşadığı olayları tekrar düşünmesi, analiz etmesi, hatırlaması, bir bakıma zihinsel geviş getirmedir. Belki de hayatınızdaki önemli bir kararı verirken ya da bir konuda derin düşünürken, bazen “bir süre o olayı çiğnemek” gerektiğini hissedersiniz. Bu da bir çeşit zihinsel geviş getirmedir.

Geviş Getirmenin Tarihi: Geçmişten Günümüze İnsan Davranışları

Antik Yunan filozofları, insan zihninin işleyişine dair önemli teoriler ortaya atmışlardır. Platon ve Aristoteles gibi isimler, insan davranışlarını ve düşünme biçimlerini incelemiş, bu süreçlerin ne kadar doğal ve hayvani olabileceği üzerine teoriler geliştirmişlerdir. İnsanların düşünme biçimlerinin, hayvanların sindirim süreçlerine benzer olduğuna dair çağrışımlar yapmışlardır.

Özellikle, günümüzde psikolojinin öncüsü kabul edilen Sigmund Freud’un kuramlarında da benzer bir yaklaşım görebiliriz. Freud, insanın bilinçdışı süreçlerini anlamaya çalışırken, duygusal ve zihinsel atıkların, “hazmedilmesi” gerektiğini belirtmiştir. Bu da bir anlamda, insanların içsel dünyalarında geviş getirme gibi bir süreci işaret eder.

Geviş Getirme ve İletişim: Duyguların Hızlı Geçişi mi, Yoksa Derinlemesine İşlenmesi mi?

Hepimiz hayatımızda bir şeyi sindirmekte zorlanmışızdır. Belki bir kayıp, belki büyük bir değişim, belki de kararsızlık anları… Herkes bir noktada, olayları sindirmenin daha uzun zaman aldığını fark etmiştir. İşte burada, insanın geviş getirme tarzı devreye giriyor olabilir. Duygular ya da düşünceler zaman zaman fazla gelir ve insan, içsel dünyasında onları tekrar işler.

Birçoğumuz, stresli bir günün ardından kafamızda dönüp duran düşünceleri tekrar gözden geçiririz. Ama bu, tamamen bilinçli bir geviş getirme değildir. Aslında, insanın kafasında bitmek bilmeyen bir şekilde dönen düşünceler, doğrudan bir sindirim süreci gibi düşünülebilir. Bu davranış, bir bakıma duygusal ya da zihinsel sindirim gibi bir şeydir. Bazı insanlar düşüncelerini “geviş getirirken” daha fazla rahatlar, bazıları ise zihinsel bir karmaşa içinde kaybolur.

Peki, bu davranışlar sosyal açıdan ne anlam taşıyor? Herkesin kendi düşüncelerini işleyiş tarzı farklıdır. Bazı insanlar, yaşadıkları bir durumu sindirebilmek için zamanla içsel bir değerlendirme yapar ve bir çeşit “geviş getirme” davranışı gösterir. Diğerleri ise daha hızlı kararlar verir ve durumu hemen geçirmeye çalışır. Ancak ne olursa olsun, bazen insanın yaşadığı bir olayı sindirerek, tekrar düşünmesi, ona dair anlamlar üretmesi gereklidir.

İnsanlar ve Geviş Getirmenin Psikolojik Boyutu

Psikolojik açıdan bakıldığında, bir olayın zihinsel olarak tekrar gözden geçirilmesi, insanın sağlıklı bir şekilde başa çıkma yöntemlerinden biridir. Birçok terapist, danışanlarına yaşadıkları travmatik olayları, duygusal olarak “sindirmeleri” gerektiğini söyler. Bu süreç, kişilerin olayı anlamlandırmalarına, duygusal yüklerini hafifletmelerine ve sağlıklı bir şekilde ilerlemelerine yardımcı olabilir. Bu da, insanın doğal bir geviş getirme biçimi olarak değerlendirilebilir.

Buna bir örnek vermek gerekirse, bir insan bir kayıp yaşadığında, ilk başta şokta kalabilir ve olayın gerçekliğiyle yüzleşmekte zorlanabilir. Ancak zamanla, olayla yüzleşir, yaşadığı duyguları tekrar gözden geçirir ve sonunda sindirir. Bu, bir anlamda geviş getirme sürecinin psikolojik bir yansımasıdır.

Geviş Getirmenin Günümüz İlişkilerine Etkisi

İnsanlar arasındaki iletişimde de benzer bir geviş getirme durumu gözlemlenebilir. İlişkilerde yaşanan olaylar, genellikle ilk başta çiğnenmiş gibi hızla geçer. Ancak bir süre sonra, yaşanan durumlar akılda dönüp durur. Birçok insan, ilişkilerinde yaşadığı anları, tekrar tekrar düşünüp duygusal olarak sindirmeye çalışır. Bazı insanlar, tartışmalarda ya da duygusal anlarda, o anı sindirmekte zorlanabilirler. Bu, sosyal bir geviş getirme örneği olarak kabul edilebilir.

Sonuç: Geviş Getirme, İnsanların Zihinsel Dünyasında Var mı?

İnsanlar, fiziksel olarak geviş getirmese de, bu davranışın metaforik bir karşılığını kesinlikle yapmaktadırlar. Zihinsel geviş getirme, insanın içsel dünyasında, düşüncelerini sindirerek bir anlam yaratma sürecidir. Her birey, yaşamındaki deneyimlerini içsel olarak sindirme biçiminde farklılıklar gösterir. Peki, bu davranış sosyal yaşantımızda daha nasıl etkiler yaratabilir? Kendi düşünce süreçlerimizde bu geviş getirme halini ne zaman fark ederiz? Ya da bazen bir olayın sindirilmesi, bizim büyümemizi mi sağlar?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş