Sessiz Adam Ne Demek? Bir Hikâye
Kayseri’nin o dar sokaklarında yürürken, bazen çok şey olur ama hiçbir şey olmaz. İnsanlar, hayatlarına devam ederken bir yanda kalbinin derinliklerinde bir şeyler yankı yapar. “Sessiz adam” dediğimizde ne anlamalıyız? Gerçekten de bazen insanlar, konuşmadan, sadece varlıklarıyla çok şey anlatabilirler. Bir gün, bu kelimeyi tam olarak anlamamı sağlayacak bir an yaşadım. Hani, dışarıdan bakınca her şey normaldir, ama derinlerde bir boşluk vardır. İşte bu yazı da o anı anlatıyor.
Sessiz Adamla Tanışma
Üniversite yıllarımda, bir sınıfta tanıştım. Herkesin dikkatini çeken, sürekli sorular soran, etrafına neşeyle yaklaşan bir adam vardı. O kadar parlaktı ki, enerjisi neredeyse herkese bulaşıyordu. Ama bir gün sınıfta yeni birisi vardı. Kendisi tam arka sıralarda, karanlıkta, neredeyse hiç gözükmeyen bir köşede oturuyordu. Kendisini hemen fark ettim, çünkü ne bir kelime etti, ne de herhangi bir ses çıkardı. Ama bir şey vardı; o sessiz adam, ortamın her köşesinde bir şekilde mevcuttu.
Ona herkes “sessiz adam” demişti, hatta bazıları da “ne yapacak ki, sürekli susuyor” diye dalga geçerdi. Ama ben, bir tuhaflık seziyordum. O sessiz adamın derinliklerinde, yüzeyde hiç gösterilmeyen bir dünya vardı. Öylesine bir dikkatle izlediğini gördüm ki, sanki her şeyi anlıyordu, ama kelimelere dökmeye gerek görmüyordu. O sessizliği, ben bir anlam arayışı olarak görüyordum.
Sessizlik ve Kırıklar
Bir akşam, kütüphanede sessiz adamla karşılaştım. Kitaplar arasında kaybolmuş, gözleri bir sayfada sabit, parmakları hiç durmadan sayfaları çeviriyordu. O an, bir şeylerin eksik olduğunu hissettim. Yanına gittim, bir soru sordum, ama cevapsız kaldım. İçimden “neden susuyor bu adam?” diye geçirdim. O kadar merak ediyordum ki, biraz da sinirlenmiştim. “Niye insan böyle olur ki? Bu kadar yalnız mı hissediyor kendini?” diye düşündüm. Ama sonra, derin bir nefes aldım, o an sessizliğin içinde bir şey olduğunu fark ettim. O sessiz adamın dünyasında konuşmanın, kelimelerin bittiği, kalbinin dilinin devreye girdiği anlar vardı. Belki de insanlara her şeyini vermek, her derdini anlatmak, bir süre sonra kalbinin yükünü taşımak çok zordu.
Gözleri, o kadar derin ve bir o kadar hüzünlüydü ki, o sessizliğin içinde bir dünya kayboluyordu. O an, sessiz adamın ne kadar kırık olduğunu fark ettim. Bazen insanlar, kelimelerle anlatamadıkları her şeyi içinde biriktirirler. Bu kırıkların, içsel savaşların sesini duymazsınız, sadece gözlerinde görürsünüz. O an, “sessiz adam” ne demek olduğunu tam anlamıştım. Kelimelerle değil, susarak hissettiriyordu. Konuşmadan kalbinin içini dışarıya dökebiliyordu.
Hayal Kırıklığı ve Bir Bağlantı
Bir süre sonra, sessiz adamla konuşmaya başladım. Ama hiç de istediğim gibi olmadı. Her konuşmamızda, o kadar derin bir boşluk vardı ki, onu anlamak imkansız gibiydi. Onun dilinden anlamak, her kelimeyi bir yapboz gibi yerine oturtmak gibiydi. Bir gün, sessiz adam bana şöyle dedi: “Bazen insanlar senin söylediklerinden anlamazlar, ama sen onlara yine de seslenirsin. Sessizlik, herkesin anlayabileceği bir dil değil.”
O an, bir anlamda kelimelerden uzaklaşmak zorunda kalmıştım. Sessiz adam, duygularını sözlere dökmediği için, sadece susarak ne kadar çok şey anlatabileceğini gösteriyordu. O gün, bir parça daha kırıldım. O kadar çok şey anlatmak istedim ki, ama hiç kelime bulamadım. Gerçekten de bazen, sessiz olmak, her şeyin en yüksek sesle konuşması gibiydi. İçinde bulduğum bu sessizliği anladım. Ne kadar çok konuşulsa da, aslında en anlamlı şeyler sessizlikte saklıydı.
Sonuçta, Sessiz Adam Ne Demek?
Şimdi düşünüyorum da, sessiz adam aslında bir bakıma kendini anlatma biçimiydi. Konuşmadıkça daha çok anlamaya başladım. O, sadece bir kelimeyle, bir bakışla, bir hareketle dünyayı değiştirebilecek bir güce sahipti. Sessizlik, bazen en güçlü iletişim şekli olabilir.
Kayseri’nin sokaklarında yürürken, hala o sessiz adamı hatırlıyorum. O kadar çok şey konuşmak istiyorum ki, ama belki de bazen insan susmalı. Susarak daha fazla anlayabiliriz, daha fazla hissedebiliriz. Bazen, sadece bir bakış yeterlidir. Sessiz adam, bana bu gerçeği öğretmişti.