Istimal Nedir? Felsefi Bir Yolculuğa Davet Hayatın ortasında durup, elimizdeki eylemlerin ve kelimelerin anlamını sorguladığımız bir anı düşünün: Bir kelime, bir davranış ya da bir kavramın “istimal” edilmesi, bizim algımızda neyi değiştirir? Türk Dil Kurumu’na göre istimal, “bir şeyi kullanma, yararlanma” anlamına gelir. Görünüşte basit bir tanım, ama felsefi açıdan baktığımızda bu kelimenin ardında epistemolojik, etik ve ontolojik katmanlar yatar. Bilgi kuramı açısından istimal, yalnızca nesnel bir kullanım değil, aynı zamanda anlamın yorumlanması ve paylaşıma açılması sürecidir. Etik boyutu ise, neyi ve nasıl kullandığımızın, kimlere zarar veya fayda getirdiğinin sorgulanmasıdır. Ontolojik olarak ise istimal, varlığın kendisiyle olan ilişkimizi gözler önüne…
Yorum BırakKategori: Makaleler
İstihale Kavramı ve Siyasetteki Yansımaları Toplumsal düzen ve güç ilişkilerini incelerken, sadece resmi kurumları ve yasaları gözlemlemek yetmez; aynı zamanda ideolojik dönüşümler ve sosyal süreçlerin nasıl işlendiğini de anlamak gerekir. Bu bağlamda “istihale” kavramı, özellikle klasik hukuk ve İslami siyaset teorisi literatüründe yer alsa da, modern siyaset biliminde güç, iktidar ve meşruiyet analizleri açısından düşündürücü bir metafor sunar. İstihale, bir şeyin niteliğinin başka bir şeye dönüşmesi, kimliğinin veya işlevinin değişmesi anlamına gelir. Siyasette bu, kurumsal yapıların, ideolojilerin veya siyasi aktörlerin asli işlevlerini yitirip yeni roller üstlenmesi olarak yorumlanabilir. İstihale ve İktidarın Dönüşümü İktidarın doğası, değişken ve çoğu zaman beklenmediktir. SEKR…
Yorum BırakTavuk Karası Hastalığına Çare Var Mı? Gözlerimiz, dış dünyayla olan iletişimimizin en önemli aracı. Yıllarca gözlerimize sağlıkla bakmamız gerektiği söylendi, ama bazen işler yolunda gitmeyebiliyor. Birçok göz rahatsızlığı var, bunlardan biri de “Tavuk Karası Hastalığı”, ya da bilinen adıyla retinitis pigmentosa. Peki, bu hastalığa gerçekten bir çare var mı? Gelin, tavuk karası hastalığına dair merak edilenleri biraz daha derinlemesine inceleyelim. Tavuk Karası Hastalığı Nedir? Tavuk karası hastalığı, genetik bir göz hastalığıdır ve retina adı verilen gözün arka kısmındaki ışığa duyarlı hücrelerin (rod ve koni hücreleri) zamanla bozulması sonucu görme yetisinin kaybolmasına yol açar. “Tavuk karası” adının nereden geldiğini merak ediyorsanız,…
Yorum BırakAşırı Kaygı Belirtileri Nelerdir? – Kaygılı Bir Genç Yetişkinin Günlük Maceraları Evet, bendeniz İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, hayatı hep esprili görmek zorunda kalan ama bir o kadar da “Ya bu hafta sonunda neden kimse beni çağırmadı, arkadaşlarım bana dertlerini açıyor mu, iş görüşmem nasıl geçecek, acaba sevdiğim kişi benden hoşlanıyor mu?” gibi derin felsefi soruları kafasında dönüp durarak yaşamaya çalışan bir insanım. Kısacası, aşırı kaygılıyım. Her gün her şey hakkında kaygı duyuyorum. Birine mesaj atarken, cevap beklerken, kedimin mamasını bitirip bitirmediğini düşünürken bile kaygı yapabiliyorum. Zaten kaygı bana o kadar yapışmış ki, espri yaparken bile iç sesim “Abi, acaba bu…
Yorum BırakAşağıda seni kültürlerin derinliklerine davet eden, “İnsan ve Hayat dergisi hangi cemaatin?” sorusunu antropolojik bir perspektifle irdeleyen özgün ve kapsamlı bir WordPress blog yazısı bulacaksın. Sözel açıklamaları saha çalışmaları, ritüeller, semboller ve kimlik kuramlarıyla harmanlayarak; farklı kültürlerden örnekler ve empati çağrısıyla bütünledim. Bir İnsan ve Hayat Yolculuğu: Kimlik, Kültür ve Bir Derginin Hikâyesi Cevaplamaya çalıştığımız sorunun ötesinde, “ben kimim?”, “hayat bize ne anlatır?”, “bir dergi bir kimliği nasıl temsil eder?” gibi sorularla başlamak isterim. Kültür antropolojisi, insan deneyimini anlamlandırırken ritüelleri, sembolleri, akrabalık yapılarını ve dünya görüşlerini bir arada değerlendiren bir disiplindir. Bu disiplinin gözünden baktığımızda bir yayın organı da yalnızca…
Yorum BırakKuru Kimyevi Toz Nerede Kullanılmaz? Hayatımızda bir şekilde kimyasal maddelerle karşılaşmamak neredeyse imkansız. Evde, iş yerinde, sokakta… Her yerden çıkabiliyorlar. Ancak kimyasal tozlar, genellikle göz önünde olmasa da, birçok sektörde kritik öneme sahip. Özellikle kuru kimyevi tozlar, sanayiden temizlik ürünlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Ama her şeyin olduğu gibi, bunların da bir sınırı var. Kuru kimyevi toz nerede kullanılmaz? İşte bu sorunun cevabını araştırırken, bazen gerçekten şaşırtıcı şeylerle karşılaşıyorsunuz. Çocukken Kimya Laboratuvarındaki O Korkutucu Tozlar Ankara’da, çocukken mahallede herkesin birbirini tanıdığı, arada bir komşuların birbirine misafirliğe gittiği o eski mahallede büyüdüm. Hala bazen, özellikle yaz akşamlarında, çocukluk yıllarımı…
Yorum BırakUçan Filin Adı Nedir? Geleceğe Dair Düşünceler Ankara’da yaşayan, 28 yaşında teknolojiye ilgi duyan biri olarak, bazen zamanımın çoğunu geleceği düşünerek geçiriyorum. Teknolojinin bu kadar hızla ilerlemesi, bazı konuları hiç olmadığı kadar yakınlaştırıyor. Hepimizin kafasında aynı sorular dönüp duruyor: 5-10 yıl sonra dünya nasıl bir yer olacak? İşler, ilişkiler, günlük yaşam nasıl şekillenecek? Ama asıl ilginç olan, bu hızlı değişim içerisinde en sıradışı ve merak uyandıran şeylerin de hayatımıza dahil olması. Mesela, “Uçan filin adı nedir?” sorusunu belki de hiç düşünmemişizdir, ama bir gün bu soru gerçekten bir anlam ifade edebilir. Uçan filin adı nedir? sorusuna bakarken, ben kendime “ya…
Yorum BırakFarklı Dünyaların Kapısını Aralamak: Göktürkler ve İslamiyet Kültürler arası yolculuklara çıktığınızda, her bir toplumun ritüelleri, sembolleri ve günlük pratikleri sizi hem şaşırtır hem de düşündürür. İnsanların inançları, ekonomik sistemleri ve akrabalık ilişkileri, bir toplumun kimliğini şekillendiren görünmez iplikler gibidir. Bu yazıda, Göktürkler islamiyeti kabul etti mi? kültürel görelilik perspektifiyle tartışarak, göçebe bir toplum olan Göktürklerin inanç dünyasını antropolojik bir mercekten inceleyeceğiz. Ama önce sizi, farklı kültürleri keşfetmeye hevesli bir yolculuğa davet ediyorum; çünkü insanlık tarihi, farklı inanç ve kimlik biçimlerinin kesiştiği bir harita gibidir. Göktürklerin Sosyal ve Kültürel Yapısı Göktürkler, 6. yüzyıl civarında Orta Asya steplerinde hüküm süren bir Türk…
Yorum BırakKelimelerin Yağı: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerine Edebiyat, insan deneyiminin en rafine ve aynı zamanda en kuvvetli motorlarından biridir. Bir metin, bir karakter veya bir tema, okurun zihninde öyle bir akışkanlık yaratabilir ki, düşünceler ve duygular birbirine kayar, yeni anlamlar doğar. Burada “yağ” metaforu, sadece fiziksel bir maddeyi değil, metinlerin, kelimelerin ve anlatıların dönüştürücü etkisini sembolize eder. Peki, nelerin yağı olur? Bu soruyu edebiyat perspektifinden ele almak, dilin, kuramların ve metinler arası ilişkilerin gücünü keşfetmek demektir. Kelimelerin Yağı: Dilin Akışkanlığı Bir roman, bir şiir veya bir deneme, kelimelerin ritmiyle hareket eder. Bu ritim, okuyucunun zihninde bir tür “yağlanma” sağlar: anlatıların sürtünmesini…
Yorum BırakSibel İsmi Dinen Uygun mu? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme Toplumda bir ismin, özellikle de kadın isminin, hangi bağlamda kullanılmasının dinen uygun olup olmadığı konusu, sadece bireylerin dini inançlarını değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet anlayışlarını, çeşitliliği ve sosyal adaleti de etkileyen bir meseleye dönüşebilir. İsimlerin toplumsal hayatımızdaki yerini, işyerinde, sokakta ya da sosyal medyada gördüğümüz davranışlar üzerinden değerlendirmek, toplumun genel düşünsel yapısını anlamamızda oldukça önemli bir rol oynar. Bu yazıda, “Sibel ismi dinen uygun mu?” sorusunu, toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet bakış açısıyla inceleyeceğiz. Sibel İsmi ve Toplumsal Cinsiyet İlk başta, “Sibel” isminin toplumsal cinsiyet üzerindeki etkisini…
Yorum Bırak